Schengen vize başvurularında, başvuru sahibinin seyahat ve olası sağlık/deport masraflarının bir başkası tarafından karşılanacağının resmi makamlarca garanti edilmesidir.
Standart başvurularda anne-baba basit bir dilekçe ile sponsor olabilirken; bazı ülkeler (örneğin Almanya veya Hollanda) akraba ziyareti vizelerinde Avrupa’daki tanıdığınızdan resmi bir taahhütname ister. Avrupa’daki yakınınız o ülkenin Yabancılar Dairesi’ne giderek sizin adınıza resmi bir Taahhüt belgesi çıkartmalı ve orijinalini Türkiye’ye yollamalıdır.
Bu belge çok ciddi hukuki ve maddi bir yükümlülüktür. Taahhütnameyi imzalayan kişi, vize sahibinin Avrupa’da kaçak kalması, hastanelik olması veya sınır dışı edilmesi durumunda oluşacak tüm devlet masraflarını kendi cebinden ödemeyi peşinen kabul etmiş sayılır.
Sponsorluk dilekçesi, birinci derece akrabanızın evde A4 kağıdına yazdığı ve altına imza attığı bir beyandır. Taahhütname ise doğrudan Avrupa’daki devlet kurumları tarafından veya Türkiye’deki noterler huzurunda onaylanarak damgalanmış, yasal bağlayıcılığı olan sertifikalı bir evraktır.
Davetiyeli vizelerde “Sıradan bir dilekçe mi yazılacak yoksa resmi taahhütname mi alınacak?” ayrımı çok kritiktir. Yanlış belge türüyle başvuru yapmak direkt ret sebebidir.
Vizze, başvuracağınız ülkenin güncel kurallarına göre davet eden kişinin hangi formatta belge hazırlaması gerektiğini size net olarak söyler ve yüklenen belgenin formatını doğrular.